İmrahor.Net - Paylaşımla Gelen Dostluk  

Geri git   İmrahor.Net - Paylaşımla Gelen Dostluk Çalgı & Çengi Serbest Kürsü Bunları Biliyor musunuz? Kol Saatlerindeki Quartz Ne Anlama Gelir?

Like Tree2Likes
  • 1 Post By undine
  • 1 Post By dangeraus1

Yeni Konu aç  Cevapla
Konu: Kol Saatlerindeki Quartz Ne Anlama Gelir?  
Paylaş LinkBack Seçenekler Stil
Alt 02-01-2017, 08:01   #1
Moderatör
 undine - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Mesajlar: 4.725
Konular: 1320
REP Puanı : 680
@undine
Standart Kol Saatlerindeki Quartz Ne Anlama Gelir?

Kol Saatlerindeki Quartz Ne Anlama Gelir?



Quartz saatler pilli saatlerdir. Pil ile çalışan saatlere genellikle quartz saat denir. Bir saati quartz yapan ana özellik saatin içerisinde quartz kristal yapısının var olup olmamasıdır. Kimyasal ismi Silikon Diyoksit (SiO2) olan quartz dünyada birçok kaya ve kum çeşidinde bolca bulunan bir bileşiktir. Ama yüksek derecede saf ve yoğun quartz kaynağı bulunmadığı için saatler de kullanılan sentetik quartzdır.

Quartz kristali elektrik enerjisine maruz kaldığında açığa çıkan titreşim kinetik enerjiye ardından da elektrik enerjisine dönüştürülür. Bu enerji sayesinde önceden sayma süresi hesaplanmış çip elektrik enerjisini düzenleyip adım motoruna gönderir ve dönme hareketi sağlanır.

Uzayda Silahla Ateş Etsek Ne Olur?



Öncelikle, uzay gibi oksijen bulunmayan bir ortamda ateşleme etkisi oluşmaz. Ama buna rağmen bir silahla ateş edebilirsiniz. Çünkü modern silahlar kendi oksitleyicilerine sahipler.

Tetiği uzayda çekmek, merminin yaratacağı duman izinin şeklini değiştirir. Bu, namludan dışarıya doğru genişleyen bir küreye benzeyecektir. Tabii uzayda olduğunuz için Newton'ın 3. yasası uyarınca, o an uyguladığınız güce eşit oranda bir güçle geriye doğru gitmeye başlarsınız. Bu durum merminin hareket hızına göre değişim gösterir. Ancak kabaca bir tahminle; saniyede birkaç santimetre kadar bir hızla geriye gitmeye başlayacağınız söylenebilir.

Bir kez ateş edildiğinde, mermi sonsuza dek yoluna devam edecektir. Asla durmaz çünkü evren mermiden çok daha büyük bir hızla genişliyor. Bu yüzden onu durduracak hiçbir güç yok. Ama evren genişlemiyor olsaydı, o zaman her bir santimetre küpte bir iki atom olduğundan, bu atomlar onu yavaşlatır ve yaklaşık 10 milyon ışık yılı yol aldıktan sonra dururdu.

Elektrik Ne Kadar Hızlı Akıyor?



Elektrik akımı, elektriksel yük taşıyan parçacıkların hareketiyle oluşuyor. Belli bir kesit üzerinden birim zamanda geçen yük miktarı elektrik akımına karşılık gelmekte. Fizikte sürüklenme hızı olarak adlandırılan durum da elektron gibi yüklü parçacıkların, bir elektrik alanına maruz kaldıklarında ulaştığı ortalama hızı temsil etmekte.

Elektronlar ışık hızına yakın hareket etmekte ve buna sebep olan şeyse elektromanyetik dalgalar. Dolayısıyla elektriğin akış hızı, elektrik üretimi ve dağıtımında kullanılan kabloların boyutları ve diğer bazı teknik detaylara göre ufak tefek farklılıklar gösterse de genellikle ışık hızının yüzde 90'ına ulaşmış oluyor. Bu da saniyede 270.000 kilometre civarına karşılık geliyor.

Buz Küplerinin Bir Tarafı Neden Genelde Beyaz, Geri Kalanı Şeffaftır?



Buzun belli kısımlarına beyaz rengi veren, buz içerisine hapsolmuş aşırı küçük hava baloncuklarıdır. Atmosferimizin %21 civarı oksijen olduğu için, içtiğimiz suların ve musluk sularının bir kısmı kaçınılmaz olarak "oksijenlenmiş" olacaktır (eğer ki fabrika üretimi değilse). Çünkü oksijen gazı, suyla temas ettiği noktada suyun içine difüzyon yoluyla geçerek onu oksijenlendirir. Balıkların su içerisinde nefes alabilmesinin tek yolu budur! Hatta bu oksijenlenme miktarı, bilim insanları tarafından bir doğal yaşam alanının sağlıklılık oranını belirlemek için kıstas olarak kullanılabilmektedir.

Eğer isterseniz, bu beyazlıktan tamamen kurtulmanız mümkündür. Bunun yolu, suyu deoksijenize etmektir (oksijenden arındırma). Suyun gaz çözünürlüğü sıcaklık arttıkça azalır. Dolayısıyla suyu kaynatacak olursanız, içerisindeki oksijenin dikkate değer bir bölümünden kurtulmanız mümkündür. Sonrasında soğumaya bıraktığınız suyu hızla donduracak olursanız, elde edeceğiniz buz tamamen şeffaf olacaktır.

Bitkiler Ay Işığıyla Fotosentez Yapıyor mu?



Ay ışığı ne kadar güçlü olursa olsun, Güneş'in sağladığı enerjinin 6 binde biri kadar enerjiye karşılık gelmekte. Buna rağmen fotosentez süreci ay ışığında da devam ediyor. Tabii aşırı yavaş ve çok daha düşük bir etkiyle. Çok yavaş olduğundan bitki için kullanışlı değil. Çünkü bu esnada harcadığı enerji, ay ışığında gerçekleştirdiği fotosentez sonucu elde edeceği karbondioksitten daha fazla. Ama sabah olup da güneş tekrar yükseldiğinde gece kaybettikleri enerjiyi fazlasıyla karşılayabilir duruma geliyorlar.

Günün ilk ışıkları, zararlarını telafi ettikleri enerjiyi onlara sağlamış oluyor. Bunu bir de akşam saatlerinde güneşin etkisi azalmaya başladığında yapıyorlar. Aslında bitkilerin çoğu fotosentez yapmak için sadece günün bu iki vaktini tercih ederler. Diğer zamanlar da ve geceleri yapraklarını kapatarak süreci sonlandırmaları onlar için daha faydalı oluyor.

Yılan Gerçekten Hipnotize Olur mu?



Yılan oynatıcısının yılanını sepetinden çıkartıp oynatmasının, onu bir tür hipnotize etmesinin, flütünden çıkardığı seslerle bir alakası yoktur. Çünkü kobra yılanı bir taş gibi sağırdır. İşitme organı ve buna bağlı sinirleri yoktur. Sesleri duyması mümkün değildir. O sadece yerden, yani topraktan gelen titreşimleri hissedebilir.

Yılanlar titreşimlere karşı çok hassastırlar. Aslında yılanın sepetinden çıkıp, dikelip aldığı pozisyon saldırı pozisyonudur. Kobra gövdesinin ön bölümünü havaya diker ve boynunu yassıltarak genişletir. Bu hareketi boyun kaburgalarını birbirlerinden ayırarak sağlar. Yılan oynatıcısı elindeki flütü sağa sola sallayarak yılanın baktığı hedefin yerini sürekli değiştirir. Yılan flüte doğru kafasını oynattıkça bu, seyircilere sanki yılan dans ediyormuş izlenimim verir. Aslında yılanın sallanması fiziksel bir olaydır. Onu vücudunun üst kısmını yerden yükseltebilmek için yapar. Sallanmayı kestiği an yere düşer.

Bir Kaza Anında Neden Ağır Çekimde Hareket Ediyormuş Gibi Hissederiz?



Konuyu araştırmak için yapılan bir deneyde, gönüllüler 50 metre yükseklikten aşağıdaki güvenli ağa atladılar. Bu düşüş her bir katılımcı için sadece 3 saniye sürdü. Atladıktan sonra kendilerine sorulduğundaysa, tüm deneyimi ağır çekimde yaşadıklarını söylediler ve toplam düşme sürelerini 6-7 saniye olarak tahmin ettiler.

Bilim insanları bu yanılsamanın beyindeki amigdala bölgesinden kaynaklı olduğunu düşünüyorlar. Korku ve tehlikeyle yüzleşme anında amigdala devreye girince tüm duyularımız keskinleşiyor, hafızamız o anda mükemmel çalışmaya başlıyor. Sonuçta yaşadığımız anın tüm detaylarını hızlıca gözden geçirdiğimiz ve her birini mükemmel şekilde işlediğimiz için zamanın yavaşladığını düşünüyoruz.

Bazı Hayvanlar Neden Kendi Dışkısını Yer?



Kendi dışkılarını yiyen hayvanlar genelde bitkilerle besleniyor. Bitkileri sindirmek bazı türler için pek de kolay bir iş değildir. Tam olarak sindiremediklerinden, dışkı olarak çıktığında bile hala besin değerine sahip oluyor. Bu nedenle bazı kemirgenler ve tavşanlar kendi dışkılarını atık olarak görmez. Kimi zaman köpekler bile bunu yapabilir. Onların da dışkıları kendileri için bir vitamin kaynağı. Bulundukları ortamda besin kolayca ve yeterince elde edilmiyorsa, en azından vitamin ihtiyaçlarını karşılamak için bu yola başvurabilirler.

Uzayda Oksijen Olmamasına Rağmen Güneş Nasıl Alev Saçıyor?



Öncelikle Güneş'te gerçekleşen reaksiyon kimyasal değil, dolayısıyla yanma değil. Güneş, içinde %73,46 oranında bulunan hidrojen (H) elementinin radyoaktif tepkimesi sonucunda ısı ve ışık yayar.

Ayrıntıya gelecek olursak hidrojen (H) elementi çekirdekleri birleşirse çekirdek tepkimeye girdiği için bu olaya radyoaktif tepkime denir. Bu sırada ortaya helyum (He) atomu ve enerji çıkar.

Bu bir birleşme/kaynaşma yani füzyon reaksiyonudur. Güneş üzerinde bu olay milyonlarca yıldır doğal olarak gerçekleşmektedir. Güneş "yanar" ifadesi büyük bir kavram yanılgısıdır. Güneş yanmaz fakat büyük bir radyoaktif reaksiyon içindedir.

Neden Haftanın Beş Günü Çalışıyoruz? Bu Durum Nasıl Uluslararası Bir Standart Haline Geldi?



Haftada beş gün, toplam 40 saatlik çalışma kuralını ilk uygulamaya koyan şirketlerden biri Ford oldu. Sadece hafta içi çalışan işçiler hafta sonlarında vakitlerini diledikleri gibi geçirdiklerinde şikayetleri azalıyor, çalışmaktan memnun oluyorlardı. Ford'un bu uygulamasının verimliliği yükselttiğini gören diğer şirketler de kısa zaman içinde aynı sistemi alıp kendi bünyelerinde uygulamaya başladı.

Yürürken Neden Kollarımızı Sallarız?



Yürürken kolları sallamanın enerji kaybından başka bir anlamı olmadığını düşünebilirsiniz. Çünkü kolları sallamanın yürürken herhangi bir işlevi yokmuş gibi görünür. Ancak yapılan araştırmalar kolların sabit tutulması durumunda yürürken daha fazla enerji harcandığını gösteriyor.

2009 yılında yapılan bir araştırmada yürürken kolların sabit tutulması durumunda, normal bir şekilde sallandığı duruma göre %12 daha fazla enerji harcandığı anlaşıldı.

Yürüyüş esnasında kolların sallanmasının sebebinin, bacakların hareketi nedeniyle vücudun üst bölümünde ortaya çıkan dönme etkisinin dengelenmesi olduğu düşünülüyor. Ancak bu etki sadece sağ ayağın sol kolla, sol ayağın da sağ kolla uyumlu şekilde hareket ettiği durumda ortaya çıkıyor. Araştırmalar sağ ayak ile sağ kol, sol ayak ile sol kol birlikte hareket ettiğinde normal yürüyüşten %26 daha fazla enerji harcandığını gösteriyor.


Alıntı

dangeraus1 likes this.


undine isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 02-01-2017, 09:29   #2
Admin
 dangeraus1 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 5.265
Konular: 2872
REP Puanı : 1710
@dangeraus1
Standart

Müthiş bilgiler, Bilmediğim bir sürü şey varmış.Tesekkurler.
undine likes this.



Kullanıcı Kişisel İmzası BİLGİ PAYLAŞTIKÇA DEĞER KAZANIR
dangeraus1 isimli Üye şuanda  online konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Şu Anki Saat: 08:45

Forum Yasal Uyarı Sosyal Medya
Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0

Kuruluş : 2012
imrahor.net Her Hakkı Saklıdır

İmrahor.Net
Developer : dangeraus1

Telif Ve Gizlilik Politikası

facebook twitter google+


Sitemap
5, 6, 3, 4, 7, 33, 9, 42, 14, 15, 16, 17, 18, 20, 21, 22, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 90, 32, 182, 41, 34, 37, 36, 194, 43, 44, 51, 50, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 85, 86, 87, 88, 89, 91, 92, 93, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100, 102, 103, 105, 106, 107, 108, 109, 110, 111, 112, 214, 113, 114, 115, 116, 117, 118, 119, 120, 121, 122, 123, 124, 125, 126, 127, 128, 129, 130, 131, 132, 133, 134, 135, 136, 137, 138, 139, 140, 141, 142, 143, 144, 145, 146, 147, 148, 149, 150, 151, 152, 153, 154, 155, 156, 157, 158, 159, 160, 161, 162, 164, 165, 166, 167, 168, 169, 170, 171, 172, 173, 174, 175, 176, 177, 178, 179, 180, 186, 181, 183, 184, 185, 187, 188, 189, 190, 191, 193, 195, 196, 201, 202, 215, 245, 203, 205, 204, 206, 207, 209, 210, 230, 266, 211, 212, 213, 232, 233, 216, 219, 236, 221, 220, 217, 218, 240, 272, 253, 235, 259, 222, 223, 224, 276, 225, 226, 227, 228, 229, 231, 234, 241, 237, 238, 257, 239, 244, 246, 247, 248, 275, 249, 250, 258, 260, 251, 252, 254, 255, 256, 274, 265, 268, 262, 261, 287, 264, 271, 267, 269, 288, 279, 291, 270, 273, 290, 278, 289, 292,